Seçimlerde ne olur?

Seçimlerin ne olacağı şimdiden belli aslında. Seçime hile karışacak, tutanaklar sahteleriyle değiştirilecek, oylar çalınacak, güneydoğuda sandıklar çalınacak, seç-sis denen yazılımda oylarda oynama yapılacak, trafoya kedi girecek.

Yani şöyle söylemek gerekirse nerenizi yırtarsanız yırtın, hangi partiye oy verirseniz verin o seçimi kazananlar belli. Çünkü demokratik bir seçim olmayacak, birileri hile yapacak.

Daha 31.03.2015 tarihinde neredeyse tüm Türkiye’ nin elektriği kesildi. İşin ilginç yanı ise daha bunun sebebini çözemediler. (Bu ülke sel felaketinde Toki’ nin konutları sular altında kaldığında “Yer seçiminde ve yapılaşmada bir hata olduğunu zannetmiyorum, Allahın gazabı” diyen Erdoğan Bayraktar’ da gördü de neyse).  Allah’ ın takdiri demek ki elektriğin kesilmesi. Çünkü ben Kablo seçiminde bir hata olduğunu zannetmiyorum(!)

O oylar çalınacak arkadaşım. O elektrikler kesilecek yine bir yerlerde o oylar çalınacak. Kanıt yok edilecek. Çünkü üzerimizde bir deney yapılıyor. Bu deneyi yapabilmek için de bazı şeylerin illegal olarak halka yutturulması gerekiyor.

Siz hiç Hawaii adalarında bombalı saldırı veya Maldivler’ de canlı bomba saldırısı duydunuz mu? Duyamazsınız. Duysanız bile sehven duymuşsunuzdur. Çünkü onların jeopolitik konumu çok iğrenç. Iğğğy.

Canım benim ya, güzelliğe bak. Böylesine güzel bir coğrafi bölgede böylesine güzel bir oyunun oynandığını görmek bu kadar zor mu be canısı? Büyük Ortadoğu Projesi denen şeyin fark edilmesi o kadar zor mu be canısı? Mısır, Libya liderleri indirildi. İsrail kaç senedir Filistin’ in kanını emiyor. IŞİD denen taşeron örgüt oranın halkına kan kusturuyor. Ermenistan, Azerbaycan’ a nefes aldırmıyor. Türkiye’ nin içindeki düşmanları ayrı, ülkesinden kaçıp gelen Suriyelileri ayrı devlet büyükleri ayrı, halkı ayrı problem.

Gelen Suriyelilerin sokakta gördüğünüz kısmında haysiyet şeref yok kimse kusura bakmasın. Aralarında nadiren çıkar çalışmayı seven, ailesine helal para kazandırmaya çalışan. Ama %90′ ı tembel tipik arap. Bu ülkeye zamanında Bulgaristan’dan aç, sefil, parasız pulsuz  gelen göçmenlerimiz ne dilencilik yaptılar ne de hırsızlık. Nasıl bir yüzsüzlüktür sokak sokak site site kapı kapı dolaşıp para istemek. Bu kadar iğrenç olmayı nasıl beceriyorsunuz?

Hırsız dedim de; ayakkabı kutuları, saatler, gemicikler, aklanan altınlar, krediler daha neler neler. En acısı da ne biliyor musunuz? Bunları kabullenmiş bir halk. Öyle bir halk düşünün ki “din” geçince her şeyi silip atıyor hafızasından. Önce aç bırakılıp sonra karın tokluğuna çalıştırılınca iyi yönetildiğini zannediyor. Sanki makarnayı kömürü veren aç bırakmamış seni. Adamın kıçından donunu alıyorlar ama farkında değil. Zaten devletin yapması gereken bir şeyi yapınca çok büyük bir şeymiş gibi algılıyor. Ama olay aslında bu;

Tüm olayların yaşanan hırsızlıkların, trafoların, saatlerin, gemiciklerin, ayakkabı kutularının, “bakara makara(!)” ların unutulmasının sebebi ise bu psiko ağabeyimizin önemli kişilere verdiği taktik.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir